Embed

GEZİ İÇİN SORULAR, Ya IMF ya Erdoğan

GEZİ İÇİN SORULAR

 

Gezi Parkı için yapıldığı söylenen ve Türkiye Gündemi ile birlikte dünya devletlerin gündem oluşturan(!) gelişmelerin gerçek nedeni, masumane olarak gerçekleştiği söylenene, kesilmesi engellenmek istenen 10- 15 ağaç mıydı?

Öyle ise, ilk gün Türkiye’de yayın yapan mevkuteler ve televizyonlar, ekser çoğunlukla, haber yapmazken(!) neden CNN 4,5 saate yakın canlı yayın ile olayları dünyaya göstermesinin arkasında yatan gerçek nedir?

Bu çıkışın arkasında, bir iş birliği söz konusu olup; ‘Türkiye’de basın özgür değil. Bakın Gezi Olayları haber dahi yaptırılmıyor’ mu denmek istenmiştir?

CNN, Türkiye’de yaşanan bu tür olaylara, bu kadar duyarlı davranıyor, 10 – 15 ağacın katledilmesine(!) seyirci kalmadığını gösteriyor ise; Reyhanlı’daki vahşette 51 masum, suçsuz, bîhaber insanların katledilmesine neden aynı duyarlılığı göstermedi?

Başbakan Erdoğan, Mayıs ayının 3. Çeyreği olan 15 Mayıs (yerel saatle) akşam 3 günlük ziyaret için ABD’ye iniş yapmış ve görüşmelerde bulunmuştu.

Başbakan Erdoğan’ın ABD’ye gidişi ve Başkan Obama ile görüşmesi ilk defa gerçekleşmiyordu. Ne var ki Başbakan Erdoğan son ABD ziyaretinde, nadiren uygulanan, hava üssünde askeri törenle karşılanmıştı. Adeta Mehter Marşı ile karşılanıp, İzmir marşı ile uğurlanmıştır. ABD’nin bunu yapmasındaki amacı neydi?

 

Ey Türkiye! Bize Sırtını Dönme, IMF’den de Vazgeçme!

 

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın, 3 – 6 Haziran tarihlerinde Fas, Cezayir ve Tunus’u kapsayan Kuzey Afrika ziyaretinin başlayacağı günlerden birkaç gün öncesinde başlatılmış olan ‘Gezi Parkı Eylemi’, Başbakan Erdoğan’a, “yönünü Ortadoğu ve Afrika’ya dönme” mesajının başlangıç hazırlığı olamaz mı? 

ABD kehanetçisinin sözcüsü gibi hareket eden Financial Times “Erdoğan kendini besleyen eli ısırıyor” dememiş miydi? Neden Financial Times olayı bu kadar sert bir başlıkla vermişti? Özellikle Londra merkezli iş ve mali haberleri yayınlayan, “Londra Menkul Değerler Borsası” ve de dünya pazarlarında kendisini kabul ettirmiş nerdeyse tek mali gazetedir.

 

Financial Times’ın böyle bir başlık ile çıkarı ne olabilir ki, diye sorulabilir. 

 

Kısaca adı CSIS olan Stratejik ve Uluslararası Çalışma Merkezi (Center for Strategic and International Studies)bir rapor hazırlamıştı. Türkiye’nin IMF ile ilişkilerini bitirmemesi noktasında adeta uyarı yapmıştı.

Dünya ekonomik kriz yaşadığı dönemde Başbakan Erdoğan, “Kriz Teğet Geçecek” dediği için harici IMF yanlıları hop oturup, hop kalmışlardı. IMF ile anlaşma yapılması için içeriden ve dışarıdan baskı kurulmuş, CSIS raporunda, halkın refahını sağlamak için, özellikle de “Genç Nüfusa Daha İyi Günler Getirmesi İçin” hükümetin mutlaka IMF yardımı alması gerektiği hususunda dayatmalarda bulunmuştu. Aynı raporunda, AK Parti’nin (Dikkat hükümetten değil direkt AK Parti’den dem vuruyor)  IMF ile anlaşma yapmadığı, bunun siyasi bedelinin ne getirip götüreceğinin öngörülemediği belirtilmişti. Raporun devamında ise Başbakan Erdoğan’a ile Türkiye’nin dâhili ve harici bedbahtlarına da gönderme yapmaktan kendilerini alamayarak; ‘Türkiye’de milliyetçi ya da askeri bir liderliğin yönetime gelmesinin ABD ile olan müttefikliği etkilemeyeceği de hatırlatıyor. Çıkar ilişkilerinin olduğu gibi devam edeceğini de not ederek, İslamcı bir Türkiye’nin ABD’nin politikalarına ve de özellikle Ortadoğu’da darbe vurabileceğine vurgu yapmıştır.

Buradan da anlaşılacağı gibi, Türkiye üzerine oynanan oyunlar, spontane oluşmuş, gelişmiş, yaşanmış olaylar değildir.

AK Partiye Gençler üzerinden (Güya menfaatlerini düşünerek) IMF’den vazgeçme uyarısı yapanlar, samimi insanları öne sürerek, Asya ülkelerindeki basını da yanlarına çekerek Türkiye’nin Tayyip Erdoğan’dan kurtarılması(!)nı yıllar öncesinden haber vermişlerdir.

Ya IMF ya Erdoğan demeye gelen raporu iyi analiz etmek lazımdır.

Türkiye’den bakıldığında, Dünyanın tek gündem maddesi var o da Türkiye imiş gibi bir algı oluşturulmaya çalışılıyor.

Hâlbuki Türkiye’yi içeride meşgul edenler başta KKTC olmak üzere çevremizi ateş çemberi içiresine almaya çalışıyorlar.

 

Günün sözü:
“Anladım ki insanlar; susanı korkak, görmezden geleni aptal, affetmeyi bileni çantada keklik sanıyorlar.. Ama yanılıyorlar” (Hz. Şems)


 

Yorum Yaz
Bu içeriği paylaşın!
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !